İskenderiye’den başlayıp Cunda’da filizlenen, Girit ile harmanlanan ve oradan İstanbul Bostancı’ya daha sonra Küçükyalı ve son olarak KALAMIŞ’a uzanan bir lezzet yolculuğudur CUNDALI restaurant’ın öyküsü.

1990 yılında Cunda’da ilk restaurant işletmeciliği deneyimime başladım. Annemin Giritli olması en büyük avantajımdı ve bana Girit mutfağının vazgeçilmezi olan ot ve balık yemeklerini tanıma ve neredeyse ihtisas yapmama neden oldu.

Cunda’ya gelen işadamları ve şarkıcı Kayahan’ın da baskısı ile İstanbul’da bir mekan açmaya karar verdim.

2003 yılında, 20 yıldır birlikte çalıştığım ustam Zeynel ile, İstanbul Bostancı Cunda Balık Restauranta ilk adımımızı attık. İstanbul’da ilk Cunda Mutfağının tanıtımını başarı ile gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum ki edindiğimi izlenimler bu yönde idi. 7 yıl sonra Cunda Balık restauranttan ekibim ile ayrılıp Küçükyalı sahil yolundaki CUNDALI Ayvalık Balıkçısı’nı açtık. Deneyimlerimiz ve düşüncemiz, 2 yıl sonra bizi İstanbul’a geldiğimden beri lokasyonu ve yapısı ile beğendiğim, Kalamışta bulunan bahçeli müstakil restauranta yönletti. Ekibim her zaman olduğu yine yanımda yer aldı ama bu kez bayrağı devredeceğim iki oğlum İbrahim ve Erim Erdoğmuş ta vardı. Şu an KALAMIŞ CUNDALI AYVALIK BALIKÇISI’nda hizmetimi devam ettirmekteyiz.

CUNDALI’nın tüm zeytin, zeytinyağı, peynir, otlar ve balık ürünlerinin hepsi Ayvalık’tan gelmektedir. 75 çeşit zeytinyağlı meze ve deniz ürünü bir o kadar da arasıcak Cundalı’nın mutfağında bulunmaktadır. Girit mutfağının temel taşları ot ve deniz ürünleri, Cundalı Restaurant’ın da vazgeçilmezleri. Haşlama olarak Isırgan otu, cibes, radika (hindiba), istifno, turp otu, zoho, şevket-i bostan (akkız) deniz börülcesi en çok tercih edilenler arasında yeralmakta.

Papules salatası, labada salatası, kuzu kulağı, asfaraja (sarmaşık filizi), kazayağı, çiğ enginar salatası ve kabak çiçeği dolması da Cunda Restaurant’ın sipesyalitelerini oluşturmaktadır. Arasıcaklarda da çok iddialıyız. Cundalı Restaurant’ta Mellizane, ızgara kalamar yumurtası, susamlı uskumru, ızgara balık köftesi, kekikli tereyağlı ahtapot, kağıtta mezgit, fener kavurma, patlıcanlı rum böreğinin lezzetine de doyamayacaksınız. Barbunya, deniz çipura, levrek, sargos, karagöz, mırmır, sinarit, mercan, dil, pisi, mezgit, dülger (perygamber) ve Cunda’nın simgesi papalina Cundalı Restaurant’ın balık mönüsünü oluşturmaktadır.

Ege ve Akdeniz meze kültürünü taşıyan Cunda mutfağını İstanbul’da ilk olarak sunmanın gururunu yaşayarak,

Keyifli yepyeni lezzetlerde buluşmak ümidi ile…

Hüseyin Erdoğmuş